Almanya’da Verilen Boşanma Kararlarının Tanınması ve Tenfizinde Gerekli Belgeler

Erforderliche Unterlagen für die Anerkennung und Vollstreckbarerklärung deutscher Scheidungsurteile in der Türkei

Almanya’da verilen bir boşanma kararının Türkiye’de hüküm ve sonuç doğurabilmesi için tanıma (Anerkennung) veya tenfiz (Vollstreckbarerklärung) yoluna başvurulması gerekebilmektedir. Bu hukuki süreçlerin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için dava dosyasına ibraz edilmesi zorunlu olan temel belgeler şunlardır:

1.Yabancı Mahkeme Kararının Aslı: 

Almanya Aile Mahkemesinden (Amtsgericht – Familiengericht) alınan gerekçeli boşanma kararının (Scheidungsbeschluss) aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından usulüne uygun şekilde onaylanmış örneği.

2.Kesinleşme Şerhi (Rechtskraftvermerk): 

Boşanma kararının verildiği ülke kanunlarına göre şekli anlamda kesinleştiğini gösteren resmi kesinleşme şerhi. Almanya’da bu şerhin nasıl alınacağına ve yasal dinamiklerine ilişkin detaylara bu incelememizden ulaşabilirsiniz: (Kesinleşme Şerhi (Rechtskraftvermerk) Nedir? Tanıma ve Tenfiz Davalarında Neden Gereklidir?)

3.Apostil Şerhi (Apostille):

Kararın uluslararası geçerliliğini sağlayan, 1961 tarihli Lahey Sözleşmesi uyarınca alınmış Apostil şerhi. Almanya’da bu şerhin nasıl alınacağına ve yasal dinamiklerine ilişkin detaylara bu incelememizden ulaşabilirsiniz. (Almanya’da Boşanma Kararlarında Apostil Şerhi Nedir ve Nasıl Alınır? Kapsamlı Başvuru Rehberi)

4.Onaylı Türkçe Tercümeler: 

Yabancı dilde düzenlenen tüm bu belgelerin (karar, kesinleşme şerhi ve apostil) Türkiye’de noter onaylı veya konsolosluk tasdikli yeminli Türkçe tercümeleri.

5.Özel Vekaletname: 

Davanın Türkiye’de bir vekil aracılığıyla takip edilmesi halinde, Konsolosluk veya noterlikçe düzenlenen, boşanma kararına ilişkin tanıma ve tenfiz yetkisini açıkça içeren, fotoğraflı özel yetkili vekaletname.

Yargıtay Uygulamasında Belgelerin Tamamlanabilirliği Esası

Yargıtay, tanıma ve tenfiz davalarında bu belgelerin sunulmasını bir zorunluluk olarak görmekle birlikte, eksikliklerin yargılama aşamasında giderilebileceğini kabul etmektedir.

Nitekim 31.05.2022 tarihinde Resmi Gazete’de (www.resmigazete.gov.tr) yayımlanan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararında, tanıma ve tenfiz davalarında mahkemelere sunulması zorunlu olan belgeler tek tek sayılmış ve bu belgelerde eksiklik olması durumunda yargılama sırasında tamamlanmasının mümkün olduğu açıkça değerlendirilmiştir:

“…Türk Milletlerarası Özel Hukukunda, yabancı mahkemelerin hukuk davalarına ilişkin olarak verdikleri ve o devletin kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamlerin tenfizi ve tanınmasına ilişkin davalarda; tenfiz dilekçesine, yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış Örneği ve onanmış tercümesinin; ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin eklenmesi zorunludur. Bu belgelerde eksiklik varsa yargılama sırasında tamamlanması mümkündür.“ (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 21.03.2022 Tarih, 2022/1967 Esas, 2022/2613 Karar)

Sonuç

Alman aile mahkemesi kararlarının Türkiye’de hüküm ve sonuç doğurabilmesi için yukarıda sayılan belgelerin usulüne uygun şekilde hazırlanması şarttır. Yargıtay uygulamaları, usuli eksikliklerin dava sürecinde giderilmesine imkan tanısa da, gereksiz zaman ve hak kayıplarının önlenmesi bakımından sürecin Türk hukuku ve uluslararası hukuk alanında uzman bir avukatla takip edilmesi elzemdir.

Ähnliche Beiträge