Yargıtay’dan emsal karar: Aldatıldığını ispatlamak için video kaydı almak suç değil.

11.10.2025 tarihinde www.sondakika.com’da “Yargıtay’dan emsal karar: Aldatıldığını ispatlamak için video kaydı almak suç değil” başlığıyla yayınlanan Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararı…Sanığın boşanma aşamasında olduğu eşinin kendisini aldattığından şüphelenerek, gece saatlerinde ıssız bir yer olması nedeniyle bir başka tanığın da bulunmaması nedeniyle durumu ispatlamasının görüntü kaydı alması dışında mümkün olmadığı, delil elde etmek için görüntü kaydına aldığı yolundaki beyanı ile söz konusu görüntülerin ifşa edildiğine, çoğaltılarak dağıtıldığına ilişkin herhangi bir beyanı da bulunmadığı, sanığın mağduru ve katılanı sürekli takip ederek onların yaşamını gözetim altında tuttuğuna ilişkin bir beyanı da bulunmadığı gözetildiğinde sanığın üzerine atılı özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun unsurlarının oluşmadığı…

T.C.
YARGITAY
ONİKİNCİ CEZA DAİRESİ

Esas: 2023/2908
Karar: 2025/5542
Tarih: 23.06.2025

  • SANIĞIN BOŞANMA AŞAMASINDA OLDUĞU EŞİNİ GECE SAATLERİNDE KATILANIN ARACINDA GÖREREK PEŞLERİNDEN GİTTİĞİ – KATILANIN ARACI DURDURUP ARAÇTAN İNDİĞİ SIRADA – CEP TELEFONUYLA VİDEO KAYDINA ALDIĞI
  • GECE SAATLERİNDE ISSIZ BİR YER OLMASI – BAŞKA TANIĞIN DA BULUNMAMASI NEDENİYLE – GÖRÜNTÜ KAYDI ALMASI DIŞINDA – DURUMU İSPATLAMASININ MÜMKÜN OLMADIĞI
  • DELİL ELDE ETMEK İÇİN GÖRÜNTÜ KAYDINA ALDIĞI
  • GÖRÜNTÜLERİN İFŞA EDİLDİĞİNE, ÇOĞALTILARAK DAĞITILDIĞINA İLİŞKİN HERHANGİ BİR BEYAN OLMADIĞI
  • ONLARIN YAŞAMINI GÖZETİM ALTINDA TUTTUĞUNA İLİŞKİN BİR BEYANI DA BULUNMADIĞI
  • ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL – BERAAT

5237 s. TCK134

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1364 E., 2022/2602 K.

SUÇLAR : Özel hayatın gizliliğini ihlal

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 134/1-2, 43/2, 62/1 ve 53. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; „…delil elde etmek için görüntü kaydına aldığı yolundaki beyanı ile söz konusu görüntülerin ifşa edildiğine, çoğaltılarak dağıtıldığına ilişkin herhangi bir beyanı da bulunmadığı, sanığın mağduru ve katılanı sürekli takip ederek onların yaşamını gözetim altında tuttuğuna ilişkin bir beyanı da bulunmadığı gözetildiğinde, kamuya açık alanda mağdur ile katılanın görüntülerinin delil elde etmek için çekilmesine şeklindeki eylemde sanığın üzerine yüklenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun unsurlarının oluşmadığı…Sanığın üzerine atılı özel hayatın gizliliğini ihlal etmek suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince BERAATİNE…“ dair karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz istemi, suç sabit olup beraat kararı yerinde olmadığından hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın boşanma aşamasında olduğu eşi …’i gece saatlerinde katılan …’in aracında görerek peşlerinden gittiği, katılanın aracı durdurup araçtan indiği sırada sanığın cep telefonu kamerası ile katılan ve …’i video kaydına aldığı olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 134/1. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın boşanma aşamasında olduğu eşinin kendisini aldattığından şüphelenerek, gece saatlerinde ıssız bir yer olması nedeniyle bir başka tanığın da bulunmaması nedeniyle durumu ispatlamasının görüntü kaydı alması dışında mümkün olmadığı, delil elde etmek için görüntü kaydına aldığı yolundaki beyanı ile söz konusu görüntülerin ifşa edildiğine, çoğaltılarak dağıtıldığına ilişkin herhangi bir beyanı da bulunmadığı, sanığın mağduru ve katılanı sürekli takip ederek onların yaşamını gözetim altında tuttuğuna ilişkin bir beyanı da bulunmadığı gözetildiğinde sanığın üzerine atılı özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun unsurlarının oluşmadığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Referans: www.corpus.com.tr

Ähnliche Beiträge